"Erenler ’in Mimarı Olacağız"
Kıratlı, Başvuruyu Yaptı
Karapürçek’te yüzler gülüyor

“Yetim hakkı yiyen, cezasını çeker!”Haber Tarihi : 02 Temmuz 2012 00:48

Röportaj

"Kırmızı Et Üreticileri Birliği ve Adapazarı Kasaplar Odası Başkanı Nihat Kobal, katıldığı radyo programında çalışmalarını anlattı."

Kobal: “Yetim hakkı yiyen, cezasını çeker!”

Kırmızı Et Üreticileri Birliği ve Adapazarı Kasaplar Odası Başkanı Nihat Kobal, katıldığı radyo programında, Jandarma’nın, Sakarya da dahil, toplam 3 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği operasyon sonrasında gözaltına alınan ve tutuklanan Et Balık Kurumu yöneticilerini sert bir dille kınadı.

Hülya Sürücü ile Detay Programı’na konuk olan Nihat Kobal, “Herkes yaptığının cezasını çeker. Devleti sömürmeye kalkanları kınıyorum. Tüysüz yetimin hakkını yiyorlar, cezasını da çeksinler”dedi.

89.3 Radyo Net’de Detay Programı’nda “TİGEM siyasilere ve sanayicilere gelir sağlayacak bir rant kapısı mıdır?”diye soran Kobal ayrıca, TİGEM ihalesi için oluşturulan konsorsiyumda yer alan milletvekilini, isim vermeden, konsorsiyumdan çekilmeye ve istifaya çağırdı.

İşte, canlı yayında vatandaşlara “tavuk dönerden uzak durun!” çağrısı da yapan Oda Başkanı Nihat Kobal’ın radyo programında yaptığı o çarpıcı açıklamalar:

“Sakarya şanslı…”

22 senedir oda başkanıyım. 1982’den beri üyelerimize ve halkımıza hizmet ediyoruz. 1997’de kendi mezbahamızı yaptık. Birinci sınıf kapasitede…2011 yılı sonuna dek 2 veterinerimiz vardı, yeni kanuna göre 1 veteriner daha bakanlıkça verildi. Esnafları 2 veya 3 ayda bir kontrol ediyoruz. Sakarya şanslı. Diğer illerde görülen yasal olmayan işler burada olmuyor. 32 senedir kasabım, 22 senedir de başkanım. Karşıma rakip de çıkan yok. Denetimleri birlikte yapıyoruz.

“Yine başkan olmak isterim”

2013 yılında yeniden oda seçimleri yapılacak. Ben aday olmuyorum, arkadaşlar beni aday yapıyorlar. Yaşım ilerledi, eşim “artık bırak” diyor ama, ben insana hizmet etmeyi seviyorum. Sağlığım elverirse başkanlığı düşünürüm. Bir daha seçilme şansı verilir mi bilmiyorum ama, devam etmek isterim.

Organize besi bölgesi…

Kırmızı Et Üreticileri Birliği’nin de başkanlığını yapıyorum. Tarımsal kalkınma kooperatifini de kurduk. Sinanoğlu’da 850 dönüm yer bulduk, onu almaya çalışıyoruz, eğer alabilirsek, halkın sağlığı ile oynanmasına son verip, ahırları da şehir dışına çıkarıp, organize besi bölgesi ilan etmeyi düşünüyoruz.

“Müdürü çok uyardım, dinlemedi”

Canlı yayında, Et Balık Kurumu’nda yaşanan gözaltı ve tutuklamaları da değerlendiren Oda Başkanı Nihat Kobal, “Herkes yaptığının cezasını çeker” dedi ve şöyle konuştu:

“Bu, çok abes ve yanlış bir olay. Et Balık Kurumu Müdürü pırlanta gibi bir çocuktu. Arada o yandı, ona üzüldüm …Kendisini sürekli uyarırdım. Etrafında yıllardan beri çöreklenen insanlar vardı, o insanlar ceplerini de dolduruyorlardı, “bunlar başına iş açar, onları uzaklaştır” dedim, “bir şey olmaz” dedi ve beni dinlemedi. Bugün bakıyoruz insanlar Cezaevi’nde…İşte sonuç ortada…Bunun arkasında bir çok yolsuzluk var. Devleti bu kadar sömürmek yanlış. Devleti sömürdüğünüz yeter. Herkes yaptığının cezasını çeker. Devleti sömürmeye kalkanları kınıyorum. Tüysüz yetimin hakkını yiyorlar, cezasını da çeksinler”.

“Şap konusunda Avrupa’dan geriyiz”

Programda şap hastalığı hakkında dinleyicilere bilgiler veren, bu hastalığın Sakarya’da mağduriyet yarattığını, çok sayıda hayvanın bundan olumsuz etkilendiğini söyleyen Nihat Kobal, “Şap hastalığı insanlara bulaşmaz, şap hastası da olsa hayvanları kesip yiyebilirsiniz” dedi. Hayvan pazarı hastalık yüzünden kapandı. 2 Temmuz’da hayvan pazarı açılacak ve mağduriyet giderilmiş olacak. Şap hastalığı ile ilgili Türkiye’de yeterli çalışma yok. Avrupa bizden ileride. Türkiye geri kalmış. Devlet kendi aşısını yapmıyor, ithal aşılar özel ücret karşılığında yapılıyor.

“At veya eşik eti satanlar eskidendi”

Hülya Sürücü’nün “At eti, eşek eti satanlar varken, yediğimiz etlere ne kadar güvenebiliriz? Etlerimiz ne kadar sağlıklı?” sorusunu yanıtlayan Nihat Kobal şöyle konuştu:
“Sakarya şanslı illerden biri…Sakaryalılar da şanslı. İlimizde bu tür olayların olması mümkün değil. Burası küçük bir yer. Eskiden at ve eşek kesiliyordu ama, İstanbul’a veya İzmit’e gidiyordu. Şu an için bu konuda sıkıntı yok. Kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın. Gıda Kontrol Müdürlüğü’nden geldiler, onlar da artık işi sıkı tutuyor, hatta bize bidünya masraf dahi çıkardılar. Bu uygulama insan sağlığına verilen önemi gösteriyor.”

“Ucuz sucuğa dikkat!”

Katlı Pazar’da 3 veya 5 liraya sucuk satanlar var. Bunlarla yıllarca mücadele ettim. Valilik adam gönderdi, imha edildi, ama önlenemedi. Şimdi bu tür imalat yapanları bakanlık deşifre ediyor. Bu güzel bir uygulama, ancak çok geç kalındığını düşünüyorum.
Tavuk derisi, kemiği, soya fasülyesinden sucuk ve köfte yapılıyor, kilosu da 6 liradan satılıyor…15 liraya danayı kesiyoruz, kemikli olarak kesiyoruz, bize maliyeti 20 milyon lira. 6 liraya bir kilo köfte nasıl alıyorsunuz? Bunu biraz da vatandaş denetleyecek. Bunun vebali var. 30 yaşında insanlar ölüyor. Bu ölümler bu tür gıdalardan…”

“Tavuk döneri yemeyin!”

Radyo programında, vatandaşlara “tavuk döneri yemeyin” çağrısında bulunan Adapazarı Kasaplar Odası Başkanı Nihat Kobal, “Bir küsür liraya döner satıyorlar. Maliyetini hesap edersen “bunlar ne satıyor?” sorusunu sormak gerekiyor. Satılan dönerlerde tavuktan başka her şey var. Vatandaşı uyarıyorum, tavuk dönerini kimse yemesin. Çünkü tavuk dönerini kontrol eden yok. Gıda Kontrol Müdürlüğü “Yetişemiyoruz” diyor…Kimseyi karalamak istemiyorum ama, halkımıza “tavuk döneri yemeyin” uyarısı yapmak zorundayım” şeklinde konuştu.

“21 liradan ucuzsa, şüpheyle yaklaşın”

Programda sağlıklı etin nasıl olması gerektiği konusunda vatandaşları uyaran Oda Başkanı Nihat Kobal, “Hazır kıyma kesinlikle almayın. Hazır kıymanın içinde her şey var. Katlı Pazar’da bir-iki dükkanda 16.5 milyona kıyma satılıyor. İkaz ettim. Bakanlığa da söyledim, halen satıyorlar. Dana eti pembe olur, sığır eti biraz daha kırmızıdır. Halk et satın alırken kıymayı kendisi çektirsin. 21 milyon liradan daha ucuz satılan etlerden uzak dursunlar, şüpheyle yaklaşsınlar. Bu işin vebali var. Bunu satanların iki yakası biraraya gelmiyor. İnsanları zehirlemeye gerek yok” dedi.

“Ramazan’da et fiyatları düşmez”

Et fiyatlarında yaşanan değişiklik ve eski yıllara oranla artışın nedenlerini de sıralayan Kobal, “Ramazan ayında et fiyatları düşecek mi?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Ramazan ayında et fiyatlarında indirim olacağını sanmıyorum. Belki 1 milyon lira oynayabilir. Çünkü maliyet çok yüksek. Sakarya 30 sene önce kırmızı ette 1 numara idi. İstanbul’un % 60 ve %70’ini karşılardık. Balıkesir, Aydın ve Afyon’a birinciliği kaptırdık. Şu andaki fiyatlar uygun bence. Devlet önlem almasaydı şu anda 40 veya 50 milyondan aşağıya et yiyemezdik. Önlem alınmasaydı, halk zaten isyan ederdi”

Adapazarı Kasaplar Odası Başkanı Nihat Kobal radyo programında vatandaşlara seslenerek, “Kurban Bayramları döneminde sayıları artan seyyarlara et çektirmeyin, hijyensiz et yemek zorunda kalmayın” uyarısında bulundu.

“Denetlemeler yetersiz”

“Gıda ile ilgili cezalar arttı. Mezbahanede kaçak hayvan kesiminin cezası 10 milyar civarında. Bakanlık tedbir alıyor, ama yeterli değil” diyen Kobal, “Denetlemeler yetersiz. Çünkü personel yetersizliği var deniyor. İl Tarım Müdürlüğü eleman sıkıntısı çekiyor. Personel olsa verim alınacaktır.”şeklinde konuştu.

“Kursa gidenler tavuk bile kesemez”

Kırmızı Et Üreticileri Birliği ve Adapazarı Kasaplar Odası Başkanı Nihat Kobal, Detay Programı’nda ayrıca, korsan kasaplar konusunda da dikkati çekti. Nihat Kobal, vatandaşlara seslenerek, “Korsan kasaplara kurban kestirmeyin. Kurban kursları görenler, ancak tavuk keser, kurbanlık kesemez. Bu iş öyle kolay değil. Biz bu mesleğe yıllarımızı verdik” şeklinde konuştu.

“TİGEM rant kapısı mı?”

Hülya Sürücü ile Detay Programı’nda TİGEM konusuna da değinen oda başkanı Nihat Kobal, “TİGEM siyasilere ve sanayicilere gelir sağlayacak bir rant kapısı mıdır?”diye sordu ve şunları söyledi:

“Sanayi ve Ticaret Odası eski başkanımız gerçek hayvancılarla toplantı yaptı. Son toplantıda bizi elediler. “Burasını hayvancılar” alacak dediler. “Biz bu işin içinde yokuz” dedik, “yaptığınız ve açıklamalarınız talihsizlik” dediler. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali bana kızdılar. Baktık 1 trilyon yatıran veya 5 trilyon yatıracak insanlar var. “Yaklaşık bir teklif verirseniz size bunu veririz” dediler… Burayı gerçek hayvancılara mı alacaksınız diye sordum. Ticaret ve sanayi odası başkanı “eski şirketle yapmak zorundayız, yeni bir şirket kurma aşamasına girersek geç kalırız” dedi.

Milletvekiline “İstifa” çağrısı

Rantçı dediğimiz kişiler yine oraya talipler. Ben oda başkanının dürüstlüğüne ve kişiliğine inanıyorum, ona da güveniyorum, inşallah onları eler. Milletvekilinin ordan ayrılmasını ve istifa etmesini tavsiye ediyorum. Kim olduğunu söylemeyeyim. Ak Partili olmadığını söylemem yeterli. O zaten kendisini biliyor”.

“Sütü siyasete bulaştırdılar”

Radyo programında, bir soru üzerine son günlerdeki süt tartışmalarına da yorum getiren Nihat Kobal, “Sütü siyasete bulaştırdılar” dedi ve şöyle konuştu:
“Hayvancılığın kalkınmasını istiyorsanız sütü askeriyeye ve okullara verin dedik. İnek olmadan buzağı olmaz, inek olması için de sütünün değerli olması lazım. Çok sayıda sütlü hayvanlar kesildi mezbahanelerde…Zarar edenler hayvanını kesmek zorunda kaldı. Devlet süt olayına 5 veya 6 yıl önce el atmış olsaydı, bugün dışarıdan bir tane hayvan almazdık, aksine ithal eder duruma gelirdik”.

“Zehirlenme yok”

Süt yüzünden zehirlenmeler olduğuna dair basında çıkan haberleri de değerlendiren Oda Başkanı Nihat Kobal, “Ortada iddia edildiği gibi zehirlenme yoktu. Süte alışkın olmayanlar sütten rahatsız olurlar. Yetişkin insanlara bile süt bazen dokunabiliyor. 160 tane tahlil yapılmış, hiçbir tahlilde sütte bozukluk çıkmamış. Bu konuyu ana muhalefet partisi siyasi malzeme yaptı. Ama gerçek ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

“Tölerans var”

Bir dinleyicinin “Sakarya, büyükşehir statüsünde…İşletme sayısı da fazla. Mahalle aralarında hayvan bakmak da yasak..Vatandaş komşusundan şikayetçi olunca, 2 veya 3 hayvan besleyerek evinin geçimini sağlayan veya çocuk okutmaya çalışanlar mağdur oluyor. Köyün dışında hayvanlarına bakabilmeleri için hem yer tutmak, hem de bekçi koymak zorunda..Bu da onlar için ayrı bir masraf. Buna da güçleri yetmiyor. Bu durum nasıl çözülecek?” şeklindeki sorusunu cevaplandıran Kobal “Bu konuda tölerans gösteriliyor. Halkın şikayetçi olması normal. Siz olsanız siz de şikayeçi olursunuz. Bu konuya yakın zamanda çözüm bulunacağına inanıyorum” dedi.

Haber: Hülya Sürücü


 

Foto Galeri

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir. Medyaerenler.com sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.