"Erenler ’in Mimarı Olacağız"
Kıratlı, Başvuruyu Yaptı
Karapürçek’te yüzler gülüyor

Başaran;“Sorumluluk almam!”Haber Tarihi : 08 Nisan 2012 00:53

Röportaj

"“Çimento Fabrikası kanser yapmaz” diyen Başkan Başaran: "

“Çimento Fabrikası kanser yapmaz” diyen Başkan Başaran:

“Sorumluluk almam!”

Darıçayırı Belediye Başkanı Ahmet Başaran katıldığı radyo programında, beldeye Çimento Fabrikası kurulması düşüncesine, kahvehanelerde konuşarak karşı çıkanların, ÇED zamanı geldiğinde bunu dile getirme cesareti gösteremediğini öne sürerek, “Ben halkımı gerektiği şekilde aydınlattım. Üzerime düşeni yaptım. Topu kucağıma bırakmayın diye herkesi uyardım. Şimdi sorumluluk almam” dedi.

Hülya Sürücü ile Detay Programı’nda konuşan Başaran, kanseri tetikleyeceği gerekçesiyle çimento fabrikasına karşı çıkanlara seslendi, “Bir çimento fabrikasının kanser yapacağına inanmıyorum. Çimento fabrikaları kanser yapıyor olsaydı, ağır sanayilerin olduğu yerlerde oturanlar demek ki çoktan ölmeliydi”şeklinde konuştu.

Başaran canlı yayında ayrıca, “Bizim çocuklarımız açlıktan veya işsizlikten öleceğine, zehirlensinler, ölsünler daha iyi” şeklinde söz söylediğini öne süren SADEP Başkanı İrfan Sezer’i bunu ispat etmeye çağırdı.

İşte 89.3 Radyo Net’de Detay Programı’na konuk olan Darıçayırı Belediye Başkanı Ahmet Başaran’ın radyo programında yaptığı o açıklamalar:

“Topu kucağıma bırakmayın demiştim”

“Çimento Fabrikası konusunda en az 6 toplantı yaptık, dünyadaki ve Türkiye’deki çimento fabrikalarını sinevizyon gösterileri ile halka izlettik. Hereke’deki fabrikayı gezdim, belde halkına bu gezinin izlenimlerini anlattım. “Topu kucağıma bırakmayın, yarın bir gün “bunu sen yaptın” demeyin diye uyardım, yüzlerine bunu defalarca söyledim, ama kimseden tık ses çıkmadı.

“Gelenlerin çoğu siyasi amaçlı geldi”

Şakir Şen adlı sivil insiyatif üyesine “halkı toplayayım, onlara bunu sen anlat” dedim, kahve köşelerinde konuşacağına git halka anlat dedim, beni dinlemedi. Zaman zaman Darıçayırı’na grup grup insanlar geldi, gelenlerin çoğu siyasi amaçlı gelmiş olacak ki, kahvehanelerde yapılan toplantılarda nahoş olaylar oldu.

“Halkın derdi istihdam”

Halk bu olaya sadece istihdam yönüyle bakıyor. Bir örnek fabrikadan bana randevu almalarını istedim. Muhtar, meclis üyeleri de dahil yaklaşık 30 kişi Aydın Söke’deki fabrikaya gittik. Müdür sunumunu yaptı, gidip gördüğümüz o fabrikanın yanında bir belde vardı, ayrıca fabrikanın yanında iş merkezi de kuruluyordu…Manzarayı hepimiz gözümüzle gördük. Fabrika yeşil alanın ortasında..Nerdeyse fabrika görünmüyor. Ama orada insanlar yaşıyor, lojmanlar da var, basket, futbol ve oyun alanları var. Fabrikayı bize gezdiren mühendis “Çocuğumu burada büyüttüm” dedi Bir şey olsa biz çocuğumuzu burada büyütür müyüz, diye anlattı…Sonrasında döndük ilimize…Basında röportajlar çıktı, benim için olumlu bakıyor diye yazanlar oldu…

“Kahvehanelerde konuşanlarda tık ses yok”

ÇED zamanı geldiğinde, iş ciddiye bindiğinde herkes geri kaçtı. Bundan dönüş yok kararınızı verin, istemeyen burada istemediğini söylesin dedim. Yemin ediyorum sadece bir arkadaş çıktı “istemiyorum” dedi. Keşke onun gibi onlarca kişi çıksaydı bugün farklı olurdu. Kahve köşelerinde konuşanlar o gün ses çıkarmadı… O çok konuşan insanlar keşke Söke’ye bizimle gelseydi. Gelmedikleri gibi, gelenlerin bir kısmı da “başka bizi çalışmayan fabrikaya götürdü” diye beni eleştirdi. Yani halkın bu konuda bilinçlendirilmediği iddiaları doğru değildi.

“Çimento Fabrikası kanser yapmaz”

Yarın çocuklarımız ve torunlarımız bu beldede yaşayacak. Biz sağlıkçı değiliz, ama eğer bu fabrika sağlığımıza çok zarar verecekse o zaman biz de karşı çıkarız. Yalnız filtre sistemleri her fabrika için şart tutuluyormuş. Sanayi Bakanlığı da filtre sistemini yaygınlaştırıyor. Bugün Ünye’deki, İstanbul ve İzmir’deki fabrikaların yerlerini ben biliyorum. Ama bir çimento fabrikasının kanser yapacağına inanmıyorum. Çimento fabrikaları kanser yapıyor olsaydı, ağır sanayilerin olduğu yerlerde oturanlar demek ki çoktan ölmeliydi…

“Cezası var”

Şimdi her şey değişti, artık fabrika bacalarında duman görünmez oldu. Biz kendi enerjimizi kendimiz üretir hale geldik. Sağlık Bakanlığı ölçüm cihazları koyuyor. Bu sistem de var. Eğer fabrika bunlara rağmen zarar veriyorsa, zaten cezaları da arkasından geliyor.

“Vatandaşın hali sağlıkçıların umurunda değil”

Darıçayırı’na bir doktor veya çevre bilimcisi gelse farklı konuşur ama, onlar Darıçayırı halkını ve onların nasıl koşullarda yaşadığını bilmiyor. Vatandaşın halini bilmiyor. Kahvehaneler 8’de kapanıyormuş, burada göç varmış, halk ekmek alamıyormuş umurunda bile değil. Çünkü onlar ya Karasu’da oturuyor, ya da Adapazarı’nda, işleri düzgün, 4 veya 5 milyar maaş alıyor, niye umurlarında olsun ki? Eskiyi hatırlıyorum da kahvehaneler dolup taşıyordu, şimdi kahvehanede oturacak bir tek adam bile bulamıyorum.

“Söylediğimi ispat et”

“Bizim çocuklarımız açlıktan veya işsizlikten öleceğine, zehirlensinler, ölsünler daha iyi” şeklinde bir söz benim ağzımdan çıkmadı. Bu sözü söylediğimi iddia eden Sakarya Düşünce ve Eylem Platformu Başkanı Sayın İrfan Sezer’i bunu ispatlamaya davet ediyorum. Sayın Sezer bu söz söylediğimi nerden duydu, bunu söylediğime nasıl inandı anlamış değilim. Kendisini tanımam ama sormak istiyorum, bir belediye başkanı böyle bir söz söyler mi? Elinde ispatı var mı? Varsa gelsin gereğini yapmaya hazırım..

“Bu sözü cahil bile söylemez”

Ben şunları söyledim. Onu istemiyoruz, bunu istemiyoruz diye çoğu şeye karşı çıkıyoruz. Ben İzmit’te yaşayan biriyim, benden iyi Dilovası’nı bilen olmaz. Bugün iş bulsa, damadımı İzmit’e göndereceğim, torunumu orada oturtacağım dedim. O zaman ne olacak? Torunumu zehirlemiş olacağım, dedim. Gelin istihdam burada sağlansın, Dilovası’na damadımı veya torunumu yollayacağıma, zehirlenecekse burada zehirlensin gibi bir cümleyi yanlış yorumlamışlar. Söylediğimi iddia ettikleri sözü cahil bile söylemez.

Haber: Hülya Sürücü
 

Foto Galeri

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir. Medyaerenler.com sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.