"Erenler ’in Mimarı Olacağız"
Kıratlı, Başvuruyu Yaptı
Karapürçek’te yüzler gülüyor

Akar; çıkar amaçlı çeteleşme var”Haber Tarihi : 17 şubat 2013 15:01

Röportaj

"Akar, vatandaşları, bu kişilere itibar etmemeleri, onlardan bir şey satın almamaları ve alışveriş yapmamaları konusunda uyardı. "

Akar:“İstismar ve çıkar amaçlı çeteleşme var”
KANSERDER Yönetim Kurulu Başkanı Nihal Akar katıldığı canlı yayında, civar illerden Sakarya’ya gelen, kanser hastalarını suistimal eden ve onların adını kullanarak satış yapıp para kazanmak isteyenler olduğunu öne sürerek, “Çıkar ve istismar amaçlı çeteleşme var. Bu çeteleşmenin önüne geçilmeli” dedi.
Hülya Sürücü ile Detay Programı’na konuk olan Nihal Akar, vatandaşları, bu kişilere itibar etmemeleri, onlardan bir şey satın almamaları ve alışveriş yapmamaları konusunda uyardı.
Medyatime TV’de önemli açıklamalar yapan dernek başkanı Akar ayrıca, kanser hastalarının adını kullanıp satış yapanların kendilerine ihbar edilmesini istedi.
Her yıl Sakarya’dan Kocaeli Tıp Fakültesi’ne giden kanserli hasta sayısının 3 sene önce 800 olduğunu, şimdilerde bu sayının arttığını söyleyen Nihal Akar, “Marmara’da kanser hastalığı konusunda 2 nci sırada olan Sakarya, maalesef 1 nci sırayı zorluyor. Bu gidişle 2015’de her evde bir kanser hastası olması bekleniyor. Bu çok acı ve korkunç bir gerçek” dedi.
İşte, KANSERDER Gençlik Komisyonu kurucusu ve başkanı, kızı Sibel Akar ile birlikte canlı yayına konuk olan KANSERDER yönetim kurulu başkanı Nihal Akar’ın ağzından o çarpıcı açıklamalar:
Çevre Bakanlığı’na başvuru girişimi
Avrupa’nın bazı manevi değerleri kaybetmişliğini örnek almak yerine, onların tabiata, çevreye ve insan sağlığına verdiği önemi örnek almalıyız. Bir rapor ve önerge hazırlayıp Çevre Bakanına bunu sunacağım. Okullarda çevre konusunun ders olarak okutulmasını isteyeceğim. Yola birisi bir şey attığında yüksek cezalar verilmesi için Mecliste Çevre Komisyonuyla ilgili araştırma yapacağım, yoksa da bunun araştırmasını yapacak bir komisyon kurulmasını sağlayacağız. Türkiye’de ilk defa mecliste Kanser Komisyonu kuruldu. Bundan çoğu insanın haberi yok. Bu komisyonu kurduran bizim Federasyonumuzdur. Sakarya milletvekillerinden de bu konudaki çabamıza destekte bulunmalarını bekliyoruz. Dernek başkanlarıyla Samsun’da olacağız. Bu konuyu orada masaya yatıracağız.
Sakarya’da 90 ölü
Toplu taşım araçlarıyla kanserli hastaları gidecekleri yere gönderdiğimizde, mikrop kapıyorlar. Onlara başka hastalıklar bulaşıyor. Bu yüzden Sakarya’da 90’ın üzerinde insan, hayatını kaybetti. Bunu önlemek adına derneğe bir minübüs tahsis edilmesini istedik. İsteğimize duyarsız kaldılar. İşadamlarından ve yerel yöneticilerden bu konuda malesef destek göremedik.
“Sözlü tacize uğradık”
Geçtiğimiz günlerde dernek binasında sözlü tacize uğradık. Derneğimiz nerdeyse saldırıya uğrayacaktı. Olay nasıl gelişti anlatalım; geçen haftalarda İHH vakfına iki bayan gidiyor. Karaağaç dibi muhtarı da buna şahit. Diyorlar ki Karaağaç dibinde bir kızımız için 5 liradan küçük keseler satıyorlar. Vakıftaki ilgili hanım da onları derneğimize yönlendiriyor. O hanıma “Derneğe gittik ama, bizi dernekteki 3 kişi kovdu” diyorlar. Halbuki alakası bile yok. Çünkü biz gönüllü bir kuruluşuz. 3 kişi çalıştıracak durumumuz zaten yok. Olay üzerine beni aradılar, sizin 3 çalışanınız var mı diye sordular. Yok, dedik. Sonrasında işin aslını anladık.
“Düpedüz çete kurmuşlar”
Eğer olayı profesyonel olarak düşünüp çözmeseydik, bugün belki kolum kırılmakla kalmayacak, başıma daha kötü bir olay gelecekti. Onları zorla sakinleştirdim. Dernekten usülüne uygun bir şekilde uzaklaştırdım. İzmit’teki hocamı aradım, Ceren diye biri sizde var mı dedim, hayır dediler. Meğer düpedüz bir çete kurmuşlar. Sadece İzmit’ten değil, civardaki bir çok illerden gelenler de böyle sistemli çalışıyorlar.
“5 defa soyulduk”
Daha önce de dernek kapımızı kırmışlardı. 5 defa da derneğe hırsız girdi. Bir faks makinemizi, bir bilgisayarımızı, bir de çocuklarımızın oyuncaklarını alıp gittiler Dağıtılan gıda paketlerini çalıp götürdüler. Vicdanı ve aklı olan biri bunları yapmazdı.
“Kanser hastaları dilenci değil”
Kanser hastalarını dilenci zannedenler var. Kanser hastası dilenmez. Çocuklar dilenci zannedilecekler diye maske takmak istemiyor. Oysa maske takmaları gerek. Yani çok istismar edilen bir derneğiz. Kanser hastalarının yaptığı el işlerini değerlendiriyoruz. Yer sıkıntılarımız var. Gönüllülük esasını yerine getirirken, bir de kira ödemek bizi mağdur ediyor. Koskoca Sakarya’da halen bir yer tahsisi yapılamadıysa vay halimize…Sivas’a, Urfa’ya yapıldıysa, Çorum’a yapıldıysa neden Sakarya’ya yapılmıyor? Sakarya bu kadar aciz değil. Bugün onlar kadar olamıyorsak yazık bize.
“10 dk. yerimize geçsinler, kaçarlar”
Derneklere ön yargı ile bakan idareciler, bizim yaptığımızı 10 dk. yapsınlar ayakkabılarını giymeden kaçarlar. Derneklere ön yargı ile bakıyorlar. Eskiden tabela derneklerine kızıyordum. Avrupa Birliğine üye olduktan ve ordaki sistemi gördükten sonra bunun bir kaçış olduğunu gördüm.
“Çocukları giydirelim”, dedik “biz size döneriz” dediler, oyaladılar. Yaptığımız yardımları kanserli hastaların ezilmişliğini göstermemek için basına yansıtmadık. İlk defa sıcak bot giyen hastalarımız var. Bunlar acı gerçekler. Bu kadar mı aciziz? Bize 200 m2 lik alan tahsis edilse o kadar güzel şeyler yapacağız ki? Ama nerdeee?
“Sakarya 1 nci sırayı zorluyor”
Bir gıdanın raf ömrü ne kadar uzarsa, bizim ömrümüz kısalır. Doğal olmayan her şey hayatımızdan bir parça alıp götürüyor. 2005 yılında Marmara bölgesinde kanserde Sakarya 2 .ci sıradaydı, bu gidişle 1 ci sıraya geleceğiz gibi görünüyor.
“Her evde bir kanserli hasta”
Eğer önleyici tedbirler almazsak 2015’ten sonra her evde bir kanser hastası bekleniyor. Kocaeli Üniversitesi Başhekim Yardımcısı Görkem Aksu hocamızın tespit ettiği rakamlara göre, 3 sene önce, sadece Sakarya’dan yılda 800 kanserli hasta Kocaeli’ne giriş yapmış. 3 senede bu sayı daha da arttı. Yatak bulmakta zorlanıyorlar. Kanser artık anne karnındaki bebeğe kadar indi. Yediğimiz gıdaların içinde ne var iyi bakmalıyız. Ancak gıdalar üzerindeki Yazıları büyüteçle bile okuyamazsınız.
“GDO’lu ürünler kısır yapıyor”
Tabipler Birliği Başkanı Kenan Demirkol açıkladı, genetiği değiştirilmiş gıdalar genç nesli kısır yapıyor. Genetiği değiştirilmiş gıdalar kısırlaştırılmış gıdalardan yapılıyor. Bir deney yapmış Yavuz Dizdar hocamız, satın aldığı reçele sinek bile konmamış, Allah’ın küçücük hayvanı anlıyor, biz anlamıyoruz, üstüne bir de para veriyoruz. Yavuz Dizdar hocamız uyarıyor, hazır yoğurtlardan uzak durun diyor. Sokaktan satın alınan sütleri tavsiye ediyoruz. Sütü kaynatıp için. 3 veya 5 günde ekşimeyen yoğurtlara itibar etmeyin. Sütü kaynatarak kendiniz yoğurt mayalayın. Eğer yoğurt 1 hafta sonra ekşimiyorsa doğal değildir.
Suları satın alır almaz cam kaplara boşaltın. Evinize gelen damacanalar en fazla 50 kullanımlıktır. 50’den sonraki banknotları iade hakkı var. Sorgulanacak tek bir sistem var, o da kendimiz.
“Savaş oyununa gelmeyelim”
Sakarya Milletvekili Sayın Ayşenur İslam mecliste damacana suları konusunu gündeme getireceğini söylemişti. Konu mecliste gündeme geldi. Topla tüfekle değil ama, bazı güçler o kadar savaş açmış ki, biz bu savaş oyununa gelmemeliyiz. Sanayi ile yerleşik hayat iç içe olmamalıdır, aksi halde kansere davetiye çıkarılır.
“Oturduğunuz yere dikkat!”
Bir kanser türü daha var. Rahim ağzı kanseri...Ve bu kanser taşıyıcıdan bulaşır. Kimsenin oturup kalktığı sıcak yere oturmayın. Nemden uzak durun. Çantanızda bir dergi veya gazete bulundurun. Oturacağınız yere onu koyun. Önleminizi alın. Islak şezlonglara oturmayın. Bayanlarda rahim kanseri, beylerde kalın bağırsak, çocuklarda da kan kanseri yaygın. Son günlerde çocuklarda böbrek kanserleri de arttı.
Homoseksüel sayısı neden arttı?
Obama 2010 yılında bakıyor ki ülkede homoseksüeller çoğalmış. Derhal “bunu açıklayın” demiş. Plastik su kaplarında bir madde kullanılıyormuş, bu madde metal konservelerde ve hatta bazı bebek biberonlarında da varmış. Yani hamile bir anne günde, bu maddeyi taşıyan 1.5 litre suyu içerse çocuğu hem beyin kanseri oluyor, hem de cinsel anlamda etkilenip homoseksüel oluyormuş. Obama bu konuda savaşa açıyor ve “bu maddeyi kaldırın” diyor. Evimizdeki suları cam malzemelere koyalım. Cam, asla çiçekli ve boyalı olmasın.
“Yüzlerce dosya sunduk, sonuç yok”
11 yılda yüzlerce dosya sunduk, sonuç alamadık. Söz verenleri beklersek yola devam edemiyoruz. Sakarya’ya yöneticilerin biri gelir öteki gider, önemli olan halkın kenetlenmesi, bütünleşmesi… 1 milyon nüfuslu Sakarya nerede? Herkes elini değil, belini taşın altına koymalı. Paris’e alışverişe gidenler, kahvaltı için yurt dışına çıkanlar varsa, kanserli hastalara da yardım eli uzatmalılar. Sakarya halkı neme lazımcı olursa yöneticiler de umursamaz.
“Şeker pancarı tüketin”
Tatlandırıcılar konusu büyük bir lobi… Doğal pancar şekerini kullanmak zorundayız. Sarımsak, soğan ve şeker pancarı genetiği değiştirilemeyen 3 unsur. Hatta şeker pancarından petrol rezerve edilmeye başlandı. Avrupa “ben ekecem” yarışına girdi, bizde ise “ekmeyin” diyorlar. Doymama hissi veriyor ve obez olduk.
“Hasta üzerinden rant sağlıyorlar”
Gelelim ilik nakillerine… Kan kanseri olan hastaların üzerinden rant sağlanıyor. Onlarca insan nakil bekliyor. Doku hücreniz karşıdakiyle tuttuğunda size haber veririz diyorlar. Lokal anestezi ile ufacık kan alınarak hastaya veriliyor. Çok kolay bir uygulama.. Peki madem bu kadar kolay da neden Türkiye’de zor yürüyor? Çünkü her işi paraya dökmüşler. Yurtdışı bağlantıları var. Dünya para veriyorsunuz, “ilik verici vazgeçti” diyorlar. “Ben gönüllüyüm” diyorsunuz, yine sizden para istiyorlar. Bu çok ayrı kanayan bir yara… Sakarya coğrafyasındakiler şanslı, ama bunun farkında değiller”.
Yayına, kolu alçıya alınmış halde çıktı
Yerdeki su şişesi kapağına basarak düşen ve bu yüzden el bileği kırılan Nihal Akar, canlı yayına kolu alçıya alınmış bir vaziyette çıkarken, Akar, başına gelen görünmez kazanın ayrıntılarını da izleyicilerle paylaştı.
Haber: Hülya Sürücü

 

 

 

 

 

Foto Galeri

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir. Medyaerenler.com sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.