"Erenler ’in Mimarı Olacağız"
Kıratlı, Başvuruyu Yaptı
Karapürçek’te yüzler gülüyor

4+4+4 pedagojik değil, ideolojik amaçlıHaber Tarihi : 19 Mart 2012 22:57

Röportaj

"Ecevit, 4+4+4eğitim sistemi ile ülkenin geriye götürülmek istendiğini ve bu tasarının pedagojik değil, ideolojik amaçlı olduğunu öne sürdü."

Ecevit: “4+4+4 pedagojik değil, ideolojik amaçlı”
Eğitim-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Mustafa Ecevit, 4+4+4eğitim sistemi ile ülkenin geriye götürülmek istendiğini ve bu tasarının pedagojik değil, ideolojik amaçlı olduğunu öne sürdü. Ecevit, söz konusu yasa tasarısının, varılacak ortak bir mutabakat sonucu hayata geçirilmesinin daha sağlıklı olacağını söyledi.
Mustafa Ecevit, bir kongreye katılmak üzere geldiği Sakarya’da 4+4+4 eğitim sistemi hakkındaki görüşlerini şu cümlelerle dile getirdi:
“28 Şubat’ın rövanşımı?”
“AKP’li 5 milletvekilinin imzasıyla meclis gündemine getirilen ve 4+4+4 olarak adlandırılan bir eğitim yasası epeydir Türkiye gündemini meşgul ediyor. Eğitim gibi toplumun geleceğini teşkil eden bir yasa tasarısının hızlıca komisyonlardan geçiriliyor olması, son derece sıkıntılıdır. Çünkü bu yasa tasarısı toplumun geleceğini ilgilendiren tasarısıdır…Eğitim, toplumun tüm kesimleri tarafından üzerinde bir mutabakat sağlanarak planlanması gereken ve bir veya 5 yıl sonra değiştirilmesi düşünülmeyecek bir alandır. Dolayısıyla AKP’nin 5 milletvekili aracılığıyla hükümet tasarısı bile olmadan bu konunun meclis gündemine getirilmesi, sanki bir şeyler toplumun gözünden kaçırılıyor anlamını taşıyor. Buradan baktığımızda bir yanıyla 28 Şubat’ın bir rövanşının alınması gibi algılanıyor. Diğer taraftan da ideolojik düzenleme, eğitimin yeniden yapılanması olarak düşünülüyor.
“Geriye gidişin işareti”
Yine aynı şekilde 8 yıllık kesintisiz eğitimin, kesintili hale getirilmesi çabası var. Bu tasarının içinde dikkatimizi çeken önemli nokta var. 5-6 yaş grubunun zorunlu eğitimin içine alınması beklenirken, ne yazık ki okul öncesi eğitim ortadan kaldırılmaktadır, bu da geriye gidiş demektir. İkincisi ise, isteyenin artık açık öğretim yolu ile eğitime devam edebileceği konusu idi. 8 yıllık kesintisiz eğitimi geriye döndürecek bir konuydu, buna karşı biz Eğitim-Sen olarak tepki verdik. Kademelendirme adı altında 4 ncü sınıftan sonra çok seçmeli, mesleğe yönlendirilecek seçmeli alan yaratılacak. 4 ncü sınıftan itibaren yeni bir kademeye geçilmesi, mevcut uygulamadaki öğretmenleri rahatsız eden bir durum. Eğer yasalaşırsa gelecek yıldan itibaren okullarda norm kadro fazlası oluşacak, bunun nasıl çözüleceğini de açıklamadılar.
“Antidemokratik”
Zaten tasarı hazırlanırken, bırakın hükümeti, AKP’li milletvekillerinin dahi yasanın içeriğine dair bilgisi olmadığı açık ve bunu kendileri de ifade ediyor. Öğretmenlere dahi sorulmadan, eğitim fakültelerinden görüş alınmadan, eğitim örgütleriyle masada tartışılmadan bunların yapılıyor olması bir antidemokratik yasa çıkarılması gayretinden başka bir şey değildir.
“Toplumun geleceği karartılmak isteniyor”
Her veli çocuğuna daha uzun eğitim aldırmak için bütçesinden para ayırır. Velilerin ve öğretmenlerin tedirgin edildiği, çocukların geleceğini belirleme tercihinden muaf tutulması doğru değil. Böyle yaparak ancak onların geleceğini karartırsınız. Meslek liselerinden mezun olanların%70’i kendi mesleklerini yapmazlar. Dolayısıyla ileri yaşlardaki tercihlerin bile gerçek belirleyici olmadığı bir noktada, 11 yaşındaki bir çocuğun tercih yapmasının ancak toplumun geleceğini karartmak anlamına geldiğini biliyoruz.
“Pedagojik değil, ideolojik”
Bu yüzden bu tasarı kabul edilebilir bir yasa değildir ve ideolojik bir yasa tasarısıdır. Hem Milli Eğitim Bakanı, hem de sayın Başbakan “ideolojik değil, pedagojik” diye savunuyor, o zaman soruyoruz sayın Başbakana gerçekten pedagojik ise o zaman ilk halinden neden vazgeçtiniz? Kesintiliye neden geçiyorsunuz? 5-6 yaş grubunu hangi pedagojik gerçekliğe dayanarak okula alıyorsunuz? Bunlar ciddi tehlikelerdir. Henüz daha parmaklarını büzüştüremeyen çocukların okuma yazma öğreneceğini düşünmek bilimin gerçekliğinden kaçınmakla mümkündür. Uyarı görevlerimizi yapıyoruz.
“İML’ler yeniden inşa edilmek isteniyor”
Bugünkü iktidar imam hatiplerin önünü kesildi, mağduriyet var ve giderilmeli diyor. Aslında eğitim sistemini de sorgulamak lazım. İmam Hatipler meslek lisesi midir? Meslek lisesi statüsünde devam mı etmelidir, burası ilginçtir. Din görevlisi olarak kadınların görevlendirilmediği bir inanç sisteminde, o zaman neden imam hatiplerde kız çocuklarını okutuyorsunuz? O halde meslek boyutu eksik bırakılmış oluyor. Ortaokulda imam hatipleri yeniden inşa etme arzusu iktidarın hedefidir. Bu son derece eğitimi de, toplumu da geriye götürecek bir şeydir, elbette ki insanların din eğitimi almak talebi vardır, olabilir, bu talep nasıl giderilir bunu tartışmak lazım, 28 Şubat “demokratik değildi, darbeydi”dediğiniz de bu darbenin sivil iktidarca yapılmasının çok farklı olmadığını düşünüyorum. Eğer bugünkü yöntem demokratik değil, darbe yöntemi ise bugünkü uygulamada topluma giydirilmek istenen yasanın da demokratik olduğunu iddia edemezsiniz. 71-73 yıllarında kazanılmış bir hak vardı, ancak 12 Eylül darbesiyle kesintiye uğramıştı. Yeniden imam hatipleri inşa etmek yeni mağduriyetleri gündeme getirecektir.
CHP’li vekillere destek
Sendikacı Mustafa Ecevit, CHPli milletvekillerinin meclisteki muhalefetini desteklediğini söyledi ve şöyle konuştu:
“AKP’nin “Türkiye’yi demokratikleştiriyoruz” şeklinde bir iddiası var, ancak toplumun taleplerinin ifade edildiği yer meclistir, eğer mecliste iktidar çoğunluğu ile muhalefetin sesini kesmeye kalkarsanız, bu son derece tehlikelidir ve demokrasiyi ortadan kaldırmış olursunuz. Konuşma sayısını sınırlandıracak sisteme CHPli vekiller direndi, geçit vermedi, toplum adına bunu yaptılar. Meslek örgütleri sokakta muhalefet ederken, elbette ki CHP’li vekiller de bu muhalefeti mecliste yapacaklar. 12 saatlik kesintisiz konuşma yapan CHP’li vekil Engin Özkoç tepkisini ortaya koydu. Komisyon odalarını AKP’li vekiller işgal etti ve muhalefete oturma hakkı bile tanımadı. O parlamentoda, “yakışmadı” dediğimiz görüntüler bazen zorunluluk arz ediyor.
Aydın: “Masada toplanalım”
Öte yandan Atatürkçü Düşünce Derneği Sakarya Şube Başkanı Erol Aydın da yasa tasarısının bir masa etrafında toplanarak çıkarılmasını doğru olacağını savundu. Aydın “önemli olan öğretim birliğinin sağlanmasıdır” dedi ve şunları söyledi:
“Bu yasa tasarısı bilim adamları, sivil toplum örgütleri tarafından tartışılmadan ortaya atılmıştır. Yapılan yanlışlar ömür boyu o çocuklar üzerinde olumsuz etki yaratır. Önemli olan öğretim birliğinin sağlanmasıdır. Öğretim birliğini ortadan kaldırarak, kız erkek ayrımını ortaya atarak yasa hazırlanmaz. Eğitimciler, kamu, üniversiteler ve sivil örgütler tarafından bu konu masaya yatırılmalı, meclis gündemine getirilmeli, ona göre doğru dürüst bir yasa çıkarılmalı diye düşünüyorum”.(Haber: Hülya Sürücü)
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir. Medyaerenler.com sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.