"Erenler ’in Mimarı Olacağız"
Kıratlı, Başvuruyu Yaptı
Karapürçek’te yüzler gülüyor

%15’ten az oy alsak, siyaseti bırakırımHaber Tarihi : 25 Haziran 2012 02:09

Röportaj

" Erdoğan, “2014’te yapılması beklenen yerel seçimlerde MHP %15’ten az oy alsın, değil il başkanlığını, siyaseti bile bırakırım” dedi. "


Erdoğan:
“MHP %15’ten az oy alsın, siyaseti bırakırım”

MHP Sakarya İl Başkanı Mehmet Erdoğan, “2014’te yapılması beklenen yerel seçimlerde MHP %15’ten az oy alsın, değil il başkanlığını, siyaseti bile bırakırım” dedi.

Hülya Sürücü ile Detay Programı’na konuk olan Erdoğan, yerel seçimlerin Ak Parti ile MHP arasında geçeceğini öne sürerek, “Ak Parti’nin tek rakibi MHP’dir. MHP, CHP’nin önünde, Ak Parti’nin ensesinde olacak” şeklinde konuştu.

89.3 Radyo Net’de Detay Programı’nda konuşan Erdoğan, il kongresi sürecinde eski başkan Orhan Ünver’in, Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Münir Kutluata ile genel başkan danışmanı Recai Coşkun’u da listesine alarak, kendisini genel merkeze muhalifmiş gibi gösterdiğini, böylece delege üzerinde baskı kurduğunu iddia etti.

İşte, MHP Sakarya İl Başkanı Mehmet Erdoğan’ın radyo programında öne çıkan, Orhan Ünver ve ekibi ile, CHP ve Ak Parti’yi hedef alan o çarpıcı açıklamaları…

“Kazanmam değil, aday olmam sürprizdi”

İl kongresinden çıkan sonucun sürpriz olduğunu söylemek doğru olmaz. Sürpriz değildi…Aslında kazanmam değil, aday olmam sürprizdi. İl başkanlığı çok gündemimde olmayan bir konuydu. 6 yıl 2 dönem il başkanlığını şerefle yaptım. 2011 seçimlerinde milletvekili adaylığı nedeniyle de istifa ettim. İl başkanı, il yönetiminin içinden olması gerekirken genel merkezin tercihi ile Orhan Ünver atamayla getirildi. MHP’nin 2011 seçimlerine giderken beklentileri vardı. Bizim il başkanlığımızda %28 lik il genel meclisinde aldığımız oy vardı. Ama MHP beklentiler doğrultusunda oy alamadı. Bunun değişik sebepleri vardı.

“İl başkanlığı gündemimde yoktu”

Görünen o ki bizim il başkanlığını bıraktığımız dönemden kongre dönemine kadar olan süreçte MHP’nin gidişatının iyi olmadığına dair bir kanaat hakimdi. Bu dönemlerde gerek delegeler, gerekse teşkilatlar, eski il başkanları, yani kanaat önderleri bu gidişatın iyi olmadığı kararına vardılar. Bir arayışa girdiler. Bu arayışa girenler içinde ben de vardım. Düşüncemiz MHP’yi daha ileriye götürecek bir il yönetimi yapısını oluşturmaktı. Benim şahsımla alakalı il başkanlığı gündemde değildi. Paylaşamayacağım nedenlerden dolayı ilçe başkanları bir toplantı yaparak aday olmamı istediler, beni göreve davet ettiler. Ben de kabul etmek durumunda kaldım. Seçimi almakla alakalı en ufak tereddütümüz yoktu. Karara uyduk, aday olduk ve beklenildiği gibi ezici bir çoğunlukla da göreve geldik.

“Orhan Ünver ve ekibi yetersiz kaldı”

Muhakkak ki Orhan Ünver ve ekibi elinden geleni yapmıştır, ama MHP’yi daha üst noktaya getirecek, Ak Parti karşısında en iyi muhalefeti sergileyecek bir çalışmayı göstermek adına yeterli görünmedikleri kanaatindeyim. Eğer bu kanaat hasıl olmasaydı zaten, Ünver tek aday olarak seçime girerdi.
Şu anki yönetimde daha önce hiç siyaset yapmamış veya başka partilerden gelen kişiler de var.

“Ak Parti’nin tek rakibi MHP”

Radyo programında, yerel seçimlere ilişkin hedeflerini de sıralayan Mehmet Erdoğan seçimlerin Ak Parti ile MHP arasında geçeceğini öne sürerek şöyle konuştu:

“Siyasi partilerin hedefi mutlaka tüm belediyeleri almaktır. Kaybetmek için seçime girmeyeceğimiz kesin. Kısa vadede CHP’yi asli yerine geri göndereceğiz. Onlarla işimiz uzun sürmeyecek. Bugünkü yeni CHP’nin karşılığı bizce malum. Rakibimiz Ak Parti’dir. Kazanmak için ya çalışırsınız, ya da stratejik çalışmalar yaparsınız. MHP’nin kadroları stratejik çalışmalar yapacak bir kapasiteye sahip. Ak Parti karşısındaki tek siyasi güç biz olacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Geçen seçimde olduğu gibi büyükşehirde ve tüm ilçelerde MHP ve Ak Parti’nin mücadelesi olacaktır. Bu mücadele kapsamında milletin huzuruna çıkaracağımız şahsiyetlerin, milletin teveccüh edeceği şahsiyetler olmasına azami dikkat edeceğiz. Parti tabanından yetişmiş insanlar da olacak, hiç siyasetle ilgilenmemiş ama şahsiyetleriyle toplumda pozitif kanata sahip kişiler de olacak. Birkaç ilçede değişiklik olacağını sanmıyorum. Örneğin Karasu Belediyesi’ni kesin alacağız.

“CHP’nin önünde, Ak Parti’nin ensesinde olacağız”

Ak Parti’nin son genel seçimlere göre %63 lük il genelinde oy oranı var. Bizim %15, CHP’nin %16 civarında…Bizim öngörümüz şu; eğer Ak Parti ile karşı karşıya kalacaksak minumum % 40 veya 45 oy almamız gerek. Bu kolay bir iş değil. %45’le bile bazı yerlerde belediyeleri almak yeterli gelmeyecek. Bizim oyumuzu minumum 2.5 veya 3 kat arttırmamız gerek. %40 alırsak bize başarısız mı diyecekler? Benim yönetimimde bu çalışmalarımızı Sakarya’daki teşkilatların isteği doğrultusunda bir yapıyı oluşturma fırsatım olursa, tüm adayların tespitinde son sözü söyleyen yetkili olursam, yetki genel başkanca bize yeniden verilirse, teşkilatın ve Sakarya’nın arzu ettiği isimleri çıkartma noktasında bir sıkıntımız olmazsa MHP 2009’da yakaladığı başarının daha üstünde başarı yakalayacaktır. Ama şunu söyleyeyim MHP %15’in altında oy alırsa, bırakın il başkanlığını, siyaseti bırakırım. Asla ve asla siyaset yapmam. MHP Sakarya’da CHP’nin önünde, Ak Parti’nin de ensesinde olacaktır.”

Çokluk ve Çil’e tavsiye

Hülya Sürücü ile Detay Programı’nda, MHP melis üyesi Suat Çokluk ile Ak Partili meclis üyesi Ahmet Çil arasında yaşanan dava ve dava sürecinde yaşanan gelişmeleri de değerlendiren İl Başkanı Erdoğan, Çil’e ve Çokluk’a şu tavsiyelerde bulundu:

“Suat Çokluk meclis üyemizdir, mecliste önemli çalışmalar yapmıştır. Tüm meclis üyelerine tavsiyem şu olmuştur; “Sakarya’nın menfaatine olabilecek her konuya destek verin…Ama sıkıntılı durumlarda da en sert muhalefeti siz yapın”…Bunun dışındaki kişisel tartışmaların yersiz olduğunu düşünüyorum. Ben il başkanı olarak ne Ahmet Çil’i, ne de Suat Çokluk’u savunurum. Ahmet Çil zaten benim muhatabım değildir. Mesele yargıya gitmiştir. Her ikisine de tavsiyem kurumsal hizmet verdiğinizi unutmayın, konsantrelerinizi bu yönde arttırın ve kişisel tartışmalardan uzak durun…”

Milletvekilliği adaylığına yeşil ışık

Canlı yayında “Genel seçimlerde veya yerel seçimlerde aday olmayı düşünüyor musunuz?” şeklindeki soruyu cevaplandıran Mehmet Erdoğan, “Bu çok Zor bir soru…Nasip diyelim…Belli kademelere veya görevlere gelmiş birinin bir yerlere aday olması normal. İki sene milletvekili adayı olmuş birinin iki sene sonra “düşünmüyorum” demesine ne derece doğru olur, o da ayrı bir konu. Bizden daha iyi yapacak birileri varsa tabiî ki, onların da seçilmesi dileğimiz” dedi.

“Şeker, göz göre göre batırıldı”

Bir soru üzerine, Şeker Fabrikası’nın satılması konusunda pancar çiftçisinden yetki alınmasını da yorumlayan İl Başkanı Erdoğan şunları söyledi:

“Bu sorun uzun yıllardır gündemi meşgul ediyor. Hem yönetimi, hem muhalefet tarafını dinledim. Şeker Fabrikası özelleştirildi ve 45 milyon dolar gibi bir fiyata APEK yönetimine devredildi. O günden sonra 100 trilyona yakın yatırımlar yapıldı ve bu da tamamen kredi ile yapılmış. Bir fabrikanın çalışması için gerekli olan şey, hammadde ve sermayedir. Sermayeyi krediyle bulmuşlar…Hammadde ise pancardır. Sakarya’daki pancar yeterli değildir ve polaritesi de düşük olduğu için Eskişehir’den pancar alınmak durumunda kalınmıştır. Ak Parti “kota sorununu çözeceğiz” dedi. Ama netice olarak Şeker Fabrikası göz göre göre batırıldı.

“Yönetimi biz değil, delege sorgular”

Yönetim başarısız diyenler var. Yönetimin başarısızlığını sorgulaması gereken biz değiliz, delegeler…Belki yönetimin de eksikleri vardır, onu ben bilemem…Parayı bankadan buldular, ödenmesi gerekiyor. Parayı bulmuşlar ama hammadde yetersiz iken, kimi getirirseniz getirin iyi niyetle başa gelmiş bile olsa o fabrikayı çalıştıramaz. Asıl sorun fabrikanın finansman ve hammadde sorununu çözmeyen iktidardır. İktidar isterse gider 138 trilyonu bir kamu bankasından uzun vadede sağlar, milletvekilleri de imzanın arkasında durur, kota sorununu çözer, fabrika hammadde ve nakit ihtiyacına kavuşur, eğer yine de sıkıntı olursa o zaman yönetim sorgulanır.

“Sorgulanması gereken Ak Parti’nin ard niyeti”

Ama birinci sorgulanması gereken Ak Parti’nin ard niyetli yaklaşımlarıdır. Bu fabrika göz göre göre batırılmıştır. Satış yetkisi verildi, Mevcut yönetimle görüştüm, kesinlikle fabrikayı satacaklarını söylüyorlar. Borç miktarı kadar bir bedeli bulamayacaklarını ifade ediyorlar. Görünüşe göre fabrika bankaya ipotekli olduğu için bazı borçlar ödenecek, ama diğer borçlar da APEK’e kalacaktır. Kimin alacağı da bellidir. İnşallah satış süreci şeffaf olur. Satmak çözüm değil. Pancar çiftçisinin hakkı var ve geleceği sözkonusu…İktidarın bu konuya el atması lazım. Tozlu raflardan kanun teklifini çıkarmak Ak Partili vekillerin boynunun borcudur.”

“MHP ihanet masasına oturmaz”

Radyo programında, son günlerde yaşanan terör olaylarına ve şehit haberlerine de yorum getiren Mehmet Erdoğan, şöyle konuştu:
“Her gün şehit haberleri var…CHP, “Ak Parti terörden nasipleniyor” diyor. Eğer öyleyse o masaya CHP de oturmak için bayağı iştahlı, bunu da söylemek gerek…Ülkede kürt meselesi değil terör meselesi vardır. Devlet içinden devlet çıkarmak ve Kürdistan devletini kurmak istiyorlar. Bunu görmek lazım. Nihayet milletimiz ak ile karayı ayırd edecek duruma gelmiştir. MHP ne diyor, diğerleri ne diyor herkes iyi biliyor. Bir tarafta PKK’nın İmralı projesini dayatarak terör yoluyla ülkeyi parçalama projeleri var. Hem Barzani, hem PKK’nın Kandil’deki eşkiyası, hem meclisteki uzantısı, hem İmralı canisi, hem Ak Parti, hem CHP kürt sorununu masada çözelim diye bir proje ortaya koydular. MHP’nin de bu ihanet masasına oturmasını bekliyorlar. Ama çok beklerler. Ne hikmetse CHP de bu işin havariliğine soyunuyor. Bunu büyük Türk milletinin takdirine sunuyoruz. Teröristle, teröristin kullandığı yöntemle başedebilirsiniz. Terörist nerede konuşlanmış bellidir, gidip imha edeceksiniz. Kimsenin anasından öğrendiği dile karşı değiliz ama, bir devlet içinde başka bir devlet çıkarma operasyonlarına sonuna kadar kapalıyız”.

Hülya Sürücü ile Detay Programı’nda, il kongresi sürecinde kendisine yönelik sergilenen hareketleri değerlendiren, genel merkeze rağmen aday olduğuna dair ortaya atılan iddialara ve bu konuda getirilen eleştirilere yanıt veren Erdoğan şöyle konuştu:

“Delegeye baskı için beni muhalif gösterdiler”

Bir propoganda sözkonusuydu. Milletvekili seçimlerinden sonra da 6 yıl il başkanlığı yaptığım için genel başkanımızla ve genel merkezimiz le görüşüyordum. Genel gidişatla ilgili fikir alışverişlerinde bulunuyorduk. Benden rapor alınıyordu. Genel merkeze rağmen aday olmak mevzusuna gelince…Genel başkanımız parti içi demokrasinin işlemesine önem veren biri…En son kongrelerle ilgili kendisiyle görüşürken, “arzu ettiğiniz kadar aday olabilir, bizim tercihimiz olmayacak” dediler. “Seviyeli olun, kırmayın, dökmeyin” dediler. Genel başkanın bu konudaki yaklaşımını bildiğim için bir kez daha “aday olacağım, ne dersiniz?” deme gereği duymadım. Zaten deseydim de “hayırlı olsun” derdi. Ama birileri şöyle bir hava yaydı, “biz genel merkezin tercih ettiği bir listeyiz, genel başkanın arzu ettği liste budur, genel başkanımızın onaylamadığı yapı görevden alınır”…Yani böyle bir hareketin içinde oldular.

“Kutluata ve Coşkun’u listeye aldılar”

Hatta seçim günü Orhan Ünver’in listesinde genel başkan yardımcımız Münir Kutluata üst kurul delegesi olarak, onun ardından genel başkan danışmanı Recai Coşkun da o listede olunca perçinlemek istediler. Kutluata ve Coşkun neden o listedeydi sorgulamıyorum, kendi tercihleridir… MYK üyesi olduğu halde sayın Kutluata o listeye girmiştir. Delegasyon üzerinde bunu baskı olarak kullanmak istediler. Listede yer almak kendi tercihleri olabilir, ama asla ve asla genel başkanın tercihi değildir.

“Koltuk işgal etmem”

Genel merkezle ilişkilerim halen çok iyidir. 6 yıl il başkanlığı yapan biri olarak, inanmadığım ve güvenmediğim bir genel başkanın emrinde olmam, makamını da işgal etmem. Önümüzdeki süreçte de kendisiyle yol arkadaşlığı yapmayacaksam zaten o koltuğa da oturmazdım. Sonuç olarak genel merkeze muhalif olduğum yönündeki açıklamalar, bir baskı oluşturma çabasından başka bir şey değildir. Sakarya ile ilgili bir kez daha hatalı bir davranış daha yapılacaksa, isyan etmeden, lisanı üslup ile genel merkeze anlatmak gibi bir mükellefiyetim var benim…

“Kutluata’ya saygım var, ama sevgi? İsterse…”

Radyo programında, “MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Münir Kutluata ile ilişkileriniz nasıl? Uyumlu musunuz?” şeklindeki soruyu cevaplandıran Mehmet Erdoğan şunları söyledi:
“Milletvekili Sayın Münir Kutluata ile en ufak bir problem yaşamadık, olamaz da. Nihayetinde milletvekilimiz de, biz MHP’yi ileriye götürmeyi amaçlayan kişileriz. Partinin ve milletimizin menfaatine olacak hususlarda kişisel sorunlar yaratacak kişiler değiliz. Kendisine hiç saygısızlık yapmadım. En ufak bir sorunumuz olmadı. Bu dönem ise biraz farklı bir durum var. Orhan Bey’in listesine girerek onu tercih ettiğini gösterdi. Buna rağmen partimizin ve ülkenin menfaatleri doğrultunda yine gerekli saygıyı gösteririz, uyum içinde çalışırız, ama sevgi başka şeydir, o sevgiyi içinize zorla oturtamazsınız. Kendisi bu sevgiye açıksa, biz de açığız. Bence sayın Kutluata yanlış bir tercihte bulunmuştur, tarafsız kalmasında fayda vardı. Ama şunu da söylemem gerekir, yiğidi öldür, hakkını teslim et... Meclis çalışmalarını da başarılı buluyorum. Sakarya meselelerine daha yoğun ilgisinin olması gerektiği husunda bir kanaat var. Böyle bir kanaat yok, diyemeyiz.”

Haber: Hülya Sürücü
 

Foto Galeri

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir. Medyaerenler.com sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.